Aziz dostum kuyuvesarkac'ın bugün doomgünüsü. Gerçekten bak, ciddi ciddi iyi ki doğdun denilecek en güzel insanlardan. Haa şimdi o bensiz sinsiti 2'ye gitti onun hesabı ayrı kesilecek, ha ben onsuz tatile gittim benim hesabım ayrı kesilecek ama olsun..
İyi ki doğdu iyi ki doğduk ve tanıştık. Dostluğumuz baki.. Tağbii tağbii…

Bak bu sözlerim lafta kalırsa benim o tağbiimi tağbimi yerim. Yerim acımam.

Ziyan mugber bol esintili tatil beldesinden bildirdi.
Hörmetler…

Eyy ufuklaaağr diyorum yolculuk var yarınaaağğ! 
Gecemiz, yolumuz, dostluğumuz hayrolsun arkadaşlar. 
Tebdil-i mekanda ferahlık var diye aha bu saat bayanzuu denen ibresi bozukla yollara düşüyoruz. Uzun zaman olmuş aşti kalabalığına sövmeyeli gerçi sövmedim de özlemişim lan.
En çok cam kenarı yolculukları özlemişim… 
Sevinin çocuklar övünün çocuklar yada siz nasıl derseniz o. 

Şimdi biz gidiyoruz ya herke… Tamam la tamam hemen de nerden buluyonuz bu kadar domatisi?

Haydin gecemiz güzel olsun.

Eyy ufuklaaağr diyorum yolculuk var yarınaaağğ!
Gecemiz, yolumuz, dostluğumuz hayrolsun arkadaşlar.
Tebdil-i mekanda ferahlık var diye aha bu saat bayanzuu denen ibresi bozukla yollara düşüyoruz. Uzun zaman olmuş aşti kalabalığına sövmeyeli gerçi sövmedim de özlemişim lan.
En çok cam kenarı yolculukları özlemişim…
Sevinin çocuklar övünün çocuklar yada siz nasıl derseniz o.

Şimdi biz gidiyoruz ya herke… Tamam la tamam hemen de nerden buluyonuz bu kadar domatisi?

Haydin gecemiz güzel olsun.

piskeletsever said: çoktandır bu gız napıyo ne ediyo diye bloguna girmemiştim bi giriyim dedim elime parmağıma bulaştırdım. sağ üstte (telefondan girdiğim için) unforow'a bastım. ve hemen heyecan yapıp ayyy dedim tekrar takip ettim. bu da böyle bi anımdı. hörmetler. hayırlı geceler. beni affet xs

ben de takip şeysi görünce nooğluyo lan dedim kendi kendime.. bu dedim bizim kızçemiz değil mi dedim. yoksa değil mi diye yineledim bi dakka ya dedim eski adı neydi bu başka birisi mi dedim. gecenin o saati beni manyak ettin. mutlu musun?

elinizin ayarını öptürtmeyin bana, düzgünce dolaşın sayfamda. valla pisikletinin neydi o pedalların orda bişi vardı hani bu sürerken falan atıyodu neydi ya yağlıyoduk falan hah zincir zincir o zincirden kolye yaparım boynuna.. dur bi dakka ya belki de güzel olur. ay biz onu bi denesek mi ucuna da minicik pisiklet koyarız. oyhşş çoh tatlı..

neyse tükanda işlerim var şimdi gidiyorum 
öperler ve dahi hörmetler.

Anonim said: esasında benim değil de senin derdin var diye düşündüğümden beri bol bol dua gönderiyorum. sonra döndüm kendime dedim ki bi' sonraki tıpdil sınavına giderken ökkeş ustadan kadayıf dolması alıp git kapısına dayan belki çay koyar önüne iki hemşehri oturur konuşursunuz. kötü mü dedim?

o dualar var ya o dualar onların âminlerini severim ben, valla bak.
çünkü ben iyiyim, elhamdülillah. 
sınav çıkışında tatlıları kap gel azizim oturur konuşuruz sana 2, güne kalan yaş pastalara neler yaptığımızı anlatırım. “bu baklava ekşimiş… bana bir kilo tartsana” diyen müşteriye gösterdiğim inceliği! anlatırım.. sen gel tabii çifte kavrulmuş lokumla kahve ikram ederim.
hallederiz be valla bak.
hadi selametle…
                                 

aslında bunu hakkı bulut abimiz de güzel söyler tabii, gerçi biraz isyan içerikli olur ama evveliyatını bilirim ben hakkı’nın
şöyle diyordu bir müstesna eserinde;
Ne yaptım deme lan Allahsız, sana taptım taptım taptııığğm be yaaa

taam taam boş ver şimdi hakkı’yı bulut’u hayat kısa uçuyor kuşlar ve dahi Allah her şeyin hayırlısını versin çocuklar.
de haydi buyrun dinleyin
ruhunuzun kölesi olsun
hörmetler…



uuuğğ dağrlin dağrlin vat hev ay dan ulan… hooaağ hoaaağ dağrlin dağğrlin vat hev ay dan.. çok ciddiyim bunu bi çözelim bebeyim.
hadi kal sağlıcakla.

"Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.

Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.”

Böyle zamanlarda ki böyle zamanların nasıl zamanlar olduğunu şuan siz sevgili okuyucular kafada tezahür edemiyorsunuz ama olsun.. İşte böyle zamanlarda ben önce Allah’a sonra zarifoğlu’na sığınırım.

Yusuf Kurçenli’nin yönetmenliğini yaptığı, Ayşe Şasa'nın senaryosunu yazdığı Gramofon Avrat ile karşınızdayız a dostlar.
Ayşe şasa, bu filmden içün yazdığım en iyi senaryo diyordu..
Türkan Şoray da en güzel olduğum film diyor mudur acebaağ? demiyorsa ben diyeyim efenim kendisine karşı hislerim boş değil. seviyorum ulen kadını. 

gramofon avrat, bir Sabahattin Ali öyküsünün sinemaya uyarlanmasıdır. 1930’larda konya’nın oturak alemlerinde raks edip içki sunmaktadır cemile, tek hayali vardık kazandıkları parayla İstanbul’a yerleşip daha güzel bir hayata sahip olmak. cemile çok güzel bir kadındır, yolda onu gören erkekler şöyle dursun kadınlar bile alıcı gözle baştan aşağı süzerler. zaman zaman güzelliği başına bela olur. bu yüzdendir oturak alemlerine gidip gelirken sadece arabacı Murat’a güvendiği için onun arabasına biner… 

bundan sonrası spoylıra girer a gülüm
murat’la cemile aslında hiç konuşmazlar çoğu kez bakışları bile değmez birbirlerine ama murat aşık bu kadına, belli sağlam aşık, yani ona fenalık edeceğini düşündüğü adamı öldürecek kadar aşık. hani gözü kara o derece…
murat adam öldürdüğü için hapse düşer, bu sırada cemile oturak alemlerinde tanıdığı memleketin asilzadelerinden Ali Bey’den Murat için yardım ister, Ali bu yardımı cemilenin ona yakın davranacağını düşünerek kabul eder ama yalan. tabii bu yalanı sonunda öğrenen cemile bütün gemileri yakar murat’a hapishanede bakabilmek için bedenini satıp para kazanır.


şimdi insan düşünüyor, bunu cemile’ye yaptıran ne? vefa mı? aşk mı? sevgi mi? film o kadar sessiz gürültüsüz ki konuyla seni baş başa bırakıyor. bıraksın tabii. benim ona lafım yok da… 

neyse çocuklar türk sinemasında böyle nadide parçalar bulunca mutlu oluyorum. hatta sana şöyle bir şey de söylemek isterim, kürk mantolu madonna’yı okuduktan bir kaç gün sonra izlemiştim filmi, maria puderlen cemileyi çok bağdaştırmıştım  izlerken bi dikkat edin bakalım aynı tadı hafif de olsa ağzınıza çalacak mı yoğsam benimkisi tamamen duygusal açlık mı?

hayırlısı

haydi buyrun ruhunuzun kölesi olsun



not:ortalıkta salgın varmış vay efendim bulantılar terlemeler.. anlıyacaağn bir harmanım bu akşam. dikkat edin olum kendinize, ben yandım eller yanmasın icabında.

hörmetler…

Anonim said: ''Khaled Mouzanar - Mreyte Ya Mreyte'' beğenirsin. Sevgiyle kal.

beğenmişliğim var. çok teşekkür ederim.

Mahzuni’den bir türkü çal doğumgünümde…
Babayla alt yazılı film izlenmez bizim ailede. Kendin de karar veremezsin çoğunlukla hangi film olacağına. Babacığımız olcak pambık şekeri konuya el atıp öneri de bulunur ki o da genelde şudur;
-Ziyan, yılmaz güney filmi var mı?
Olmaz mı paşam, hangisi?
-“Arkadaş” olsun
Oldu bil!

Adam yılmaz güneyi bi değişik seviyor, şu an sanırım 30. kez izliyor nice 30’lara.

Babayla alt yazılı film izlenmez bizim ailede. Kendin de karar veremezsin çoğunlukla hangi film olacağına. Babacığımız olcak pambık şekeri konuya el atıp öneri de bulunur ki o da genelde şudur;
-Ziyan, yılmaz güney filmi var mı?
Olmaz mı paşam, hangisi?
-“Arkadaş” olsun
Oldu bil!

Adam yılmaz güneyi bi değişik seviyor, şu an sanırım 30. kez izliyor nice 30’lara.

On numara tatil insanıyım, sanırım biraz da duygusuzum. Sen yepis yeni yiğenini bırak tatillere git. Aa aaağ yakışiyür mü ziyan?
Kes tamam!


Hem belki gezmelerden ona yeni ciciler alcam ne belli :/
Alcam olm valla bak! Hı hı evet biraz da vicdan yaptım. Oy ben senin ayak izini, parmağımı saran ellerini yirim yaa!

Neyse,
Yiğenimin şerefine herkeşe benden çay.
Hörmetleeeğğr.

On numara tatil insanıyım, sanırım biraz da duygusuzum. Sen yepis yeni yiğenini bırak tatillere git. Aa aaağ yakışiyür mü ziyan?
Kes tamam!


Hem belki gezmelerden ona yeni ciciler alcam ne belli :/
Alcam olm valla bak! Hı hı evet biraz da vicdan yaptım. Oy ben senin ayak izini, parmağımı saran ellerini yirim yaa!

Neyse,
Yiğenimin şerefine herkeşe benden çay.
Hörmetleeeğğr.

Anonim said: yaşasın ya. harika bi blog keşfettim. bayağıdır da takip ediyomuşum ama yeni farkettim işte.:P neyse, merhaba demek istiyom kısaca:)

Bana merhaba diyen biri daha oldu bugün kayıt düşün tarihe;

5 ağustos 2014, ziyan mugber teyze oldu.

Yönetmenliğini stephen frears’ın yaptığı 2013 yapımı “müge anlı’da konuyu böyle çözerdi anam” filmine hoş geldiniz.

Uzun zaman oldu değ mi çocuklar? 3-4 gündür ankara’nın boşluğundan faydalanıp film izliyor ve kitap okuyabiliyorum.. Lan bu nasıl güzel bir nimet var ya..
Neyse,

Çocuklar karşımızda salınan filmimiz oskara da aday oldu ama beklenen ödülü sahalardan kopup getiremedi.
Hani ben şimdi “nasıl ödül almaz olum bu film inanamiyürüüüğm” şaşkınlığına bağlı çirkefliğe hiç girmeyeceğim. Zira olayların çözümlenme süreci sırasını kaybetmiş gibi ve dahi biraz daha çetrefillilik eklenebilirdi ve ve dahi ana karekterlerimiz arasındaki dindarlık-ateizm konuları da daha can alıcı işlenebilirdi. Tabiiğ bunlar benim gözüme çarpan aksaklıklar demeyelim de işte beni rahatsız eden mevzular.
Onun haricinde judi dench’in oyunculuğunun samimiyeti içinize işliyor fakat bu da bende uzun sürmedi, onca yıllık müge anlı izlemiş insanım kayıp evlatlarını arayan zilyon tane anne görmüşüm zilyon tane feryat figan şekli biliyorum, philomena ablamızın tavırları hiç onlara uygun değildi, gerçi şimdi düşününce kadın avrupa görmüş insan elbet daha makul olacak. Hazır philomena demişken konuya da değinip ufak ufak gideyim kardeşimi doğuma aldılar biliyo musun bi kaç saate teyze olurum inşallah.

Philomena daha 13-14 yaşlarında evlilik dışı bir ilişkiden hamile kalır, kilise hakimiyetine verilen kızceğiz burada hunharca kullanılırken çocuğunu da para karşılığında satarlar. Philomena 50 yıl sonra sakladığı bu sırrı kızına açıklar. Kızı da bir yemekte tanıştığı gazeteciye konudan bahsedip yardım ister. Gazeteci tamamen egoist duygularıyla yaklaşır ve konunun peşinden giderken insanlığı da olaydan nasibini alır.
Şimdi burada beni en çok etkileyen durum philomena’nın sürekli merak ettiği “acaba oğlum da beni aradı mı? Sorusunu öğrenme çabası ki bu sorunun önemini filmi izlerken anlayacaksınız çocuklar. Spoylır verip dertlerinize dert katmak istemem.

Hadi bakalım, izlenmeyecek film değil, yer yer sinirlenip yer yer gülümseyip yer hüzünleneceğiniz bu kıvamların oranlı hazırlandığı bir film olmuş.

De haydi buyrun, ruhunuzun kölesi olsun.
Hörmetler

"… metal aletleri olan okuryazar  toplumlar öteki toplumlar üzerinde üstünlük kurdu ya da onları yok etti."

"… metal aletleri olan okuryazar toplumlar öteki toplumlar üzerinde üstünlük kurdu ya da onları yok etti."

günaydın çocuklar,

sabah şerifleriniz no bluz’lu olsun e mi? diye niyetlendiğimde saat 8:30’du derken 10:30 oldu ve şu an saat 12’ye koşar adım geldik. 

takdir edersiniz ki müşteri her zaman haklı.
ablacığım diyorum çoğoş bir mûsıkîye denk geldim, bunu çocuklara hemen dinletmeliyim. -yooooh olmaz ocakta pattis kızartmam var benim acil gitmem lazım diyor. 
yav diyorum iki dakka için şu çirkefliğe değer mi diyorum.
kadınceğiz  kendinden çok emin bir şekilde gözlerimin içinde kaybolurken şunları söylüyor; - ocaktaki, domatisli yoortlu pattis kızartması…(derin bir nefes alıp) bence biz buna değeriz…
gözlerim dolu dolu oluyor bilinmez niye… emekçi ev hanımı bu durur mu  vakur tavrını da alıp yüzeme yapıştırıyor emir kipli cümlesini ; sen ordan 18 poğaça 22 açma ver!
sonra karar veriyorum siz buna gerçekten değersiniz!

akabinde açıyorum son ses mûsıkîmi ablayı duyamıyorum. 

derken saat 12:17 oluyör
de haydi buyrun ruhunuz kölesi olsun
hörmetler.