ziyanmugber:


"dilsiz kalmışım, bu ezgiyi nasıl devam ettireyim?" 


gün’den kaleler üst üste,
zaman zaman zaman
bitiyor. 
ufuk çizgisi, altında ayaklarımın
elinden alsam ateşi, güneş bu taraftan doğacak
ağlamak kabiliyetini bilmiyor sokaklar
oturdum öğretiyorum 
acı nasıl çöreklenir bir kalpte
ve nasıl tutulur güneş



sabaha kadar konuşmak istiyorum
ama susmak isteğim daha gani
o vakit dinleyelim.

Eski resimlere baktım döndüm bir sigara yaktım. Sonra dedim ki;
Ulan bazen ne afili konuşuyorum ben yea!

Çok değişik şeyler oluyor bünyeme başkası olsa bunları görünce havada üç takla atıp iki buçuk salto ile derin sulara dalar insanlığından cayıp hayatına deniz kızı olarak devam ederdi.  Ben tabii insan da olamadığım için içimdeki öküzle ancak çiçeklere verilen para için üzülebildim.
-yazıhhkk buna verceğ paraynan arabasına gaz alırdı beaa!
Sen sabahın 6’sında kalk, tükanın önüne çiçekler bırak. E mübarek bi de not bıraksaydın ya göya bi -hayran kim acebaağ- merakı yaratma çabası. Ee oğlum kamera var ya tükanın önünde hee tabiiğ kabak çiçeği gibi çıkmışsın orda.  Hayır çiçek yerine bi koli kitap göndereydi bak sen bendeki işve cilveye. Yok lan bu sefer de -merkez kütüphane miyim olum ben?- der yine bi terslik çıkarırdım. Öyle güzel soğuttular ki hayattan yemin ederim odunlukta üstüme tanımiyciim artık.Gün geçmiyor ki sevgili okuyucu tükanda bir olay daha vuku bulmasın.Dallas mıyız neyiz mübarek?.suelın yavrum, hani benim kahvem?hörmetler. 

Çok değişik şeyler oluyor bünyeme başkası olsa bunları görünce havada üç takla atıp iki buçuk salto ile derin sulara dalar insanlığından cayıp hayatına deniz kızı olarak devam ederdi.
Ben tabii insan da olamadığım için içimdeki öküzle ancak çiçeklere verilen para için üzülebildim.

-yazıhhkk buna verceğ paraynan arabasına gaz alırdı beaa!

Sen sabahın 6’sında kalk, tükanın önüne çiçekler bırak. E mübarek bi de not bıraksaydın ya göya bi -hayran kim acebaağ- merakı yaratma çabası. Ee oğlum kamera var ya tükanın önünde hee tabiiğ kabak çiçeği gibi çıkmışsın orda.
Hayır çiçek yerine bi koli kitap göndereydi bak sen bendeki işve cilveye.
Yok lan bu sefer de -merkez kütüphane miyim olum ben?- der yine bi terslik çıkarırdım. Öyle güzel soğuttular ki hayattan yemin ederim odunlukta üstüme tanımiyciim artık.

Gün geçmiyor ki sevgili okuyucu tükanda bir olay daha vuku bulmasın.
Dallas mıyız neyiz mübarek?.
suelın yavrum, hani benim kahvem?

hörmetler. 

Bugün tükanda yantekerlek'in şerefine kazancı bedih dinliyordum ki dışarda bi nağra.
Höt dedim yani höööğğyyt gibi çıktı ses hani biraz nağmeli biraz sinirli onun bi ayarı var.. Dedim noğluyor kim nağrasıyla benim ve içli musıkîmin arasına giriyor, elime merdaneyi aldığım gibi dışarı çıktım bu amcayı gördüm…

-ağğğyyyy allı ballııııığğğ! dememlen bayılmışım.

Gerisini görüyorsunuz işte. Ulan biri de benim içimdeki çocuğu öpmüyor.

Olsun.


Not: sevinçle merdaneyi bi yere fırlatmışım bi ilan verip programımın sonuna geleceğim…

Dostumuz biricik merdanemiz, marifet hanım kayıptır. Bulanların şefkatle yaklaşıp tükanımıza bırakması önemle rica olunur.
Bulana veyahut getirene elbette bir ödülümüz yok.
haa bi de yok ben gitmicem merdanelik yapmak istemiyorum  mikrofon olucam falan diye nazlanırsa bırakın ya gelmesin şımartmayın. Giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir. bi üst sokakta bi’milyoncu var ordan yenisini alırız. ona söyleyin kendisi kaybeder bize bişicikler olmaz. ulan sikortalı iş vermişiz daha ne yapalım bea heyyavrumeeeeyy!!

Hörmetler..

"senin adana daha mı geç iner gece?senden ilerde yürümem yılan sokmasın diye mi sandaletli ayaklarını?
denge asla kurulamaz.bunun için susar yıldızlar açmazlar ağızlarını.
nasıl geçer mevsim nasıl neyle ölçülür yokluğunun takviminde?
nasıl ölçmeli altüst ışığımın akış hızını olanlarda ve olacağın dağında?
denge asla kurulamaz.
neyse ki gözlerimiz geceleri yansılar birbirini ve geçer tüm baş dönmeleri.”

"senin adana
daha mı geç iner gece?
senden ilerde yürümem
yılan sokmasın diye mi
sandaletli ayaklarını?

denge asla kurulamaz.
bunun için susar yıldızlar
açmazlar ağızlarını.

nasıl geçer mevsim
nasıl
neyle ölçülür
yokluğunun takviminde?

nasıl ölçmeli
altüst ışığımın
akış hızını
olanlarda
ve olacağın dağında?

denge asla kurulamaz.

neyse ki gözlerimiz geceleri
yansılar birbirini
ve geçer tüm baş dönmeleri.”

Âh leyla
Biz böyle nasıl çocuklarız

Âh leyla
Biz böyle nasıl çocuklarız

En sevmediğim müşteri tipi

İki tini pığıçı vir
-neli olsun?
Vir işti kıfını giri
-Kıymalı veriyorum
Hııığyııığğr yıığğ kıymılı ılmısın ımı kışırlı vir… Nıığldı nidin gildiniz?
-hiieç aklıma bi kaşar espirisi geldi de…

En sevmediğim müşteri tipi

Dükkana bir heycanla girip alacaklarını tek nefeste 19 mayıs şiiri okuyor heycanıyla pöyküren ablacığım, bi dur be bi dur. Ben zaten aheste aheste vereceğim için sen o dolmuşu yine kaçıracaksın.

Az akıllı ol!

En sevmediğim müşteri tipi

Dükkana girip sessizce bekleyen güzel abim, senin ne alacağın bana mâlum mu olacak?
Yapma yavrum!

En sevdiğim müşteri tipi

YOK

bütün sanatçılar çocuktur. çocuk kalmalıdır.
büyüyümedim…



padişahın kızını keloğlan aldı biliyor musun?

❝ Yiğitler sağlam ayaklar getirecek bana. Haritada bir yolun peşine düşüp çekip gideceğim, çekip gideceğim, çekip gideceğim… Şimdilik ağrılar uyusun, sancılar uyusun, söğütler uyusun suda… ❞

— Ahmet Uluçay

"Sinemayı Edison ile Lumiere kardeşler bulmasaydı mutlaka İsmail’le biz bulurduk." Diyor Ahmet abey.

Öper misin koklar mısın fatiha mı yollarsın ruhuna öyle bir adam işte. 
Cennet dostu olsun bana, amin.

"Sinemayı Edison ile Lumiere kardeşler bulmasaydı mutlaka İsmail’le biz bulurduk." Diyor Ahmet abey.

Öper misin koklar mısın fatiha mı yollarsın ruhuna öyle bir adam işte.
Cennet dostu olsun bana, amin.

oradan geçiyordum,

o kablolara çok bozuğum, caddeden geçen arabalara, az ilerideki trafik lambalarına, şarjı biten empeüç çalarıma, parkta oturan ablalara, bugün yağmur yağacak diyen meterolojiye… hepsine hepsine ve dahasına bozuğum.

sonra oradan geçtim gittim.

 

eeğ ne var ne yok?dur sonra konuşuruz. hayat denen illet ankara’da dört nala devam ediyor çocuklar ve ben güneş yanığı yüzümle sanki olanlardan haberim yokmuş gibi devam ediyorum. iyi de yapıyorum ayol bi ben miyim bunların derdini yük edecek? iş çıkışı gittim içtim kahvemi okudum kitabımı… ay ben ne kadar entellekşılım maşallah yeaa! eve geldim herkeşler düğünde durur mu ziyan yapıştırdım cevabı. cevap mı ne? aha üstteki vosvos… şimdik benim vosvos kollekşınım var ya? aha ona kendi katkım. bunun yeşilini assostan almıştım orda ince ince kurdum kafada şööle olursa aha bele olur diye denedim oldu gibi… daha daha iyilerini de yaparız olum. noolcak sanki bana atlan deve değil ya.. bi gün hatırlatın da atlan deve de yapıyım. ay elime mi yapışcak?hadi kendinize iyi bakın ve dahi hörmetler..

eeğ ne var ne yok?
dur sonra konuşuruz.
hayat denen illet ankara’da dört nala devam ediyor çocuklar ve ben güneş yanığı yüzümle sanki olanlardan haberim yokmuş gibi devam ediyorum. iyi de yapıyorum ayol bi ben miyim bunların derdini yük edecek?
iş çıkışı gittim içtim kahvemi okudum kitabımı…
ay ben ne kadar entellekşılım maşallah yeaa!
eve geldim herkeşler düğünde durur mu ziyan yapıştırdım cevabı.
cevap mı ne?
aha üstteki vosvos… şimdik benim vosvos kollekşınım var ya?
aha ona kendi katkım. bunun yeşilini assostan almıştım orda ince ince kurdum kafada şööle olursa aha bele olur diye denedim oldu gibi… daha daha iyilerini de yaparız olum. noolcak sanki bana atlan deve değil ya.. bi gün hatırlatın da atlan deve de yapıyım. ay elime mi yapışcak?

hadi kendinize iyi bakın 
v
e dahi hörmetler..